Dünyanın dikkati Gazze Şeridi’nde olup bitenlere odaklanmışken, Batı Şeria’daki yerleşimciler bu fırsatı kullanarak Filistinlilere yönelik saldırılarını yoğunlaştırıyor ve onları göçe zorlamaya çalışıyor. Yöntem değişmiyor: işkence, zorla göç ettirme ve toprak gaspı… İsrail ordusu, yargısı ve devleti buna sessiz kalmakla yetinmiyor; mümkün olan her yerde destek de veriyor.

Çarpıcı bir örnek: Yinon Levy
Filistinli Aude el-Hedalin’i, El Halil’in güneyindeki Umm el-Hayr köyünde öldürdükten sadece bir hafta sonra, yerleşimci Yinon Levy köye geri dönerek “göç ettirme” kampanyasına devam etti. Köy halkının karşısına sanki hiçbir şey olmamış gibi çıktı. İsrail yargısı onu bir gecede serbest bırakırken, köyden yaklaşık yirmi kişi tutuklandı; bazıları olaydan dakikalar önce yerleşimcilerin buldozerleri tarafından yaralanmıştı.
El-Hedalin’in cenazesi ise İsrail ordusu tarafından on gün boyunca “savaş silahı” gibi tutuldu. Bu sahne, işgalin ve apartheid rejiminin gerçeğini özetliyor: Yahudi katil serbest, Filistinli kurban ise ölümünden sonra bile tutuklu.
Toprak ve su buldozerlerin altında
Aynı zamanda İsrail buldozerleri, “Carmel” yerleşimini genişletmek için su borularını kırmaya ve araziyi düzleştirmeye devam etti. Bütün bunlar köy halkının ve çocuklarının gözleri önünde yaşandı. Onlar ne kendilerini ne de topraklarını savunabilecek durumdaydı; çünkü herhangi bir Filistinli direniş eylemi anında “şiddet” olarak tanımlanırken, yerleşimci şiddeti “meşru müdafaa” olarak görülüyor.
Bugünkü İsrail’in görüntüsü
Eğer bugün İsrail’in tek bir karelik fotoğrafını görmek istiyorsanız, işte bu: silahlı bir yerleşimci, yanında bir buldozer, cezasızlık zırhı içinde, ordu tarafından korunuyor, polis eşlik ediyor, yasa ve yargı onun yanında. Fiilen, Yahudilere “toprakların efendileri” olarak tanınan işgal ve yağma politikasını uyguluyor.

العربية
English
עברית
Русский
Français
We Watch Israeli Violations İsrail'in Filistinliler'e karşı olan ihlallerini izleme ve belgeleme sitesidir.